MARS8150 TÜM HAKLARI SAKLIDIR e-posta
Biz Kimiz?İlk olarak 2000 yılında ufak çaplı projelerde 4 kişilik bir grup oluşturduk projelerimizi nette yaygınlaştırmak ve seçilebilirliğimizi artırmak için bir isim gerekiyordu. grup olarak bir isim bulmakta oldukça sıkıntı çektik doğrusu farklı olmalıydı ve biraz çılgın olmalıydı herşeyden önce göze çarpan bir şey olmalıydı uzun uğraşlar sonucu herkesin kendinden birşeyler anımsatacak birikimlerini hatırlatacak bir ismin üzerinde anlaştık MARS8150 aslında bulana kadar oldukça kafamız ağrıdı ama isim kendine bizi oldukça çabul alıştırdı öyle ki hayatımızın her alanında bu ismi kullanır olduk kişisel projelerimizide artık gruba mal ediyorduk.
2000 yılından bu yana toplam ürettiğimiz ve pazarladığımız internet projesi yaklaşık 99-100 civarındadır tabi taban grafii olarak kodladığımız projelerin üst maskesini değiştirerek belkide binlere çıkan bir pazarlama ağımız vardır. bunlardan önce gelen bazı projelerimiz
mars8150-ofis işyeri yönetimini kolaylaştıran bir ofis proğramı olarak kodladığımız bu proğram ana bilgisayrdan 150 bilgsayar destekleyebilen ağ yönetimini olşturuyor ve c++ dilinden oluşuyor
mars8150-dört arkadaşinda kitabı sevmesi ve sürekli kütüphanede olması doğrusu bu proğramı çoktan çağırmıştı ve yönetim olarak karar aldık html karışımı visual basıc la güzel bir proğram çıktı ortaya kütüphanedeki kitaları bir çok özelliğini ön plana çıkararak kaydedebilme özelliğini taşıyan bu proğram ayrıca sesli okuma sistemiyle günlük gazeteleride kopyala yapıştır yöntemiyle sadece dinleyerekte bilgilenebiliyoruz
ve bunlara benzer bir çok proğramı arşivimizde barındırıyoruz proğramlar hakkında daha geniş bilgi ve sahip olma seçenekleri için lütfen mars8150 ile iletişime geçin
Neden Mars8150?
Çünkü işimizi tutkuyla yapıyoruz.
Öyle ki Webden kazandığımızı yine web'e yatırım yapmak için kullanıyoruz. Sadece uzmanı olduğumuz alanda, sadece tutabileceğimiz sözleri veriyoruz.
Bunların yanında geçmişte yaptığımız birikimiz ve sıkıntıya düştüğümüzde tartışarak paylaşarak her gün daha gelişerekişimize dört elle sarılıyoruz:) biz dört kişiyiz ve herşeyden önce brbirimize bağlılığımız sadakatimiz var bu sadakat bizi güçlü kılıyor ve her geçen gün dahada güçlü bir yapıya bizleri sevkediyor
bu yüzden daha işe başlamadan ben'den önce BİZ demeyi öncelik olarak kabul ettik ve mars8150 biziz dedik egoist olmadık kişisel başarıların peşinde hiç bir zaman olmadık ne yaptıysak biz olarak yaptık bir elin nesi var iki elın sesi var atasözünü slogan edindik çünkü herkes biliyor ki birlikten kuvvet doğar ve bu birlik olşmadığı sürece hiç bir zaman bir güç sağlanamaz
mars8150 her daim bir olacaktır birlik olacaktır ve her zaman sorunların karşısında olacaktır ve yeni projelerin yeni atılımların kaynağı olacaktır.
Neyi nasıl yaparız? Bizimle aynı dili konuşan veya konuşmaya hevesli herkesle çalışabiliriz. Ne tasarımın ne de programlamanın amaç olmadığının, araç olduğunun bilincindeyiz. Görsel iletişim odaklıyız. Uzman bir kadroyla, doğru sonuç için çalışırız.
Sadece kendi yaptıklarımızın değil uzmanından çıkan her şeyin iyi olabileceğine inanıyoruz bu yüzden ille biz olalım diye bir dayatmada asla olmadık tabiki projelerimizin beğenilmesinden saygı duyar bunu bir övünç kaynağı olarak kabul ederiz ancak bizden daha iyisini bulduysanız engel olmak ne haddimize keyfini çıkarın biliyoruz ki güzellik göreceli bir kavramdır ve sizin güzellik dediğinize başkaları değişik şekilde isimlendirir isimlendirebilir...
Mars8150 olarak samimiyetin herşeyden önce geldiğine ancak yeri geldiğinde eğlenceyide işin bir parçası olarak kabul ettimizide belirtmek isteris çünkü severek yapmadığın bir işi asla sürekli yapamassın bunun içinde arada bir eğlence gerekmektedir ve eğlence zamanı geldiğinde en kral iş görüşmesi bile bizi pek fazla etkilemez baştada söylediğimiz gibi bizim amacımız sadece para kazanmak değil yaşanılabilir bir hayatın içinde ortak olduğumuz herkesi tek ritimde görmeyi isteriz
İletişim
Dünyadan marsa yönelip marsı karşına alıyorsun dümdüz gidiyorsun zaten marsa varınca kime sorsan gösterirler mars8150 demelisin deliyiz ya sakın yanlış anlamayın dalga filan geçmiyoruz özel adresin gizli tutulması önemlidir istersenin e-mailden iletişimi sağlayabilirsiniz

E-Posta
mars8150@gmail.com
Kim bu mars8150'ler
Aslında biz dört kişiden çok daha fazlasıyıs soyut olarak değil gerçekten çok daha fazlasıyız ancak kuruluşumuz itibariyle 4 dedik bu yüzden 4 kişiyi yani sadece kurulumu yapan kişilerin isimleri burada geçecek
mars8150ekranın tam ortasında şapkalı haliyle duran fikiriyle yorumuyla bu kuruluşun başkanıdır ve mars8150 ismini kişisel olarak nette kendinden başkası kullanamaz kullanamaz....
Yolcu03Daha ön planda elinde kitapla durankarizmatik resim gruba çok fazla uğraşları olmuştur grubun ikinci adamıdır tam bir bilgindir grubun danışma merkezini yönetir
Young-roseSağ üst köşedeki resim her zaman ön planda olmayı ister ve başarırda tabi görevi gereği grubun iletişim işleriyle ilgilenir sözlerine bakarsan dünyaya sanal hayata geçirecek adamdır ve bu gidişle bu amacına oldukça yaklaştı
sedatsedat8014Ekranın sol üst köşesinde bulnunan karizmatik delikanlı:) gözü kara hiçbirşeyden korkmaz gerekirse restini çeker...
Biz diyebilmek
Dünyadan önce yani bu hayata gelmeden önce sorsalardı gerçekten gitmek istiyormusun aynı Annenin oğlu olarak aynı ülkede yaşamak kesinlikle tereddüt bile etmezdim çektiğimiz onca acıya rağmen ıstıraba rağmen Bu yazıyı okurken belkide diyorsunuz SEN BENİM YAŞADIĞIMI YAŞASAYDIN GÖRÜRDÜN :) herkesin hayatı kendine zor her insan hayatta bir çok zorluk çeker ve ALLAH insana taşıyamayacağı yükü asla yüklemez
Hiç şüphe yok ki bu dünyada her insanın ayrıcalığı vardır ALLAH tarafından bir ayrıcalığı bir özelliği ve bu çoğu zaman tek başına uygulanamayacak kadar büyük bir yetenek olabilir bu yüzden birlik olmalıyız ülke olarak insanlık olarak gezegenimizin başında binlerce dert var kuresel ısınma olarak bunu bir kağıtta toparlarsak bu yangını sondurmek için herkesin yardımına ihtiyacımız var ve herkesin kendiliğinden bu çöküşü görmesini bekleyemeyiz biz görüyoruz ya söylemeliyiz ve tepkimizi ortaya koymalıyızKısacası tek kişilik gayretle yangın sönmez dünya hepimizin dünyası gerek küresel ısınma gerek kuresel savaş gerekse ailedeki küçük sorunlar biz demeliyiz yoksa üstesinden gelemeyiz BİZ BU DÜNYAYA BİR DEFA GELİYORUZ.....
Türkiyede internet kullanımı
Türkiyedeki internet kullanımını ben iki gruba ayırıyorum aslında bilgisayar bilenler ve bilmeyenlerbilgisayarı bilip onunla uğraşanlar sürekli bilgi akışı sağladığı için internetten kopmayı istemezle ve dah fazla daha fazla bilgi yada forum neyse uğraştığı şey onunla uğraşmaktan müthiş zevk alır
Bir grup daha vardır bilgisayar kullanmayan gariptir bu grup aynı zamanda bilgisayar kullananlara kötü gözle bakar sanır ki internette sadece mustehcen şeyler varve bu yüzden çocuklarını elinden geldiği kadar netten uzak tutar bir anımı anlatmak istiyorum bu konuda yıl 2001 ben gezgin tabe vardığım bir mahallede oldukça sıcak karşılandım ve doğal olarak daha ikinci gün internet canım istedi o samanlar herkeste bilgisayar yok tabi bendde gittim 3 gün sonra birisi geldi dedi ki ya bende seninle internete gitmek istiyorum tamm dedim gel gittik ertesi gün arkadaşlarına olayı anlatıyor şöyle resimlere baktık böyle sitelere girdik hey gidi dünya bunudamı görecektim üstüme atılmadık iftira kalmadı bu yüzden o şehire biraz gıcığım hala:)
Yeni Hükümet döneminin takdire değer sayılı israatlarının arasındadır milletten bu bilinci kaldırması ne diyelim teşekkürler
Türkiyede Gezgin olmak
Usun bir yoldan gelen dedariksiz katıksız bir yolcuyum yaralı yarasız yollardan geçtim Yılmaz ERDOĞAN ne güzel söylüyor gerçekten öyle yolcu olmak yolda olmayı gerektirir ya birz yani mars8150 10 yaşımızdaydık ortalama yollara çıktığımızda her birimiz ayrı bir şehirden ayrı bir kültürden anadolunun en köşelerinden sonra ayrılıklar tekrar kavuşmalar daha öncede söylediğim gibi hayatın herkese bir oyunu var ve herkesin oyunuunun içinde önemli noktalar var eğer o noktalara temas edebilirseniz sıradaki yol size daha kolay geliyor daha bir neşeli oluyor ve her yol sıradakini izliyor ve tıpkı yolcunun yolu gibi hiç bitmiyor nice hayatları bitiren yollar nice yolcuları bitiren yollar hiç bitmiyor her biri diğerine birer urgan gibi bağlanıveriyor ama hoş olan çok hoş olan bir şey var yolcuya hayat her adımda ayrı birşeyler veriyor her yol yeni bir sınavı hazırlıyor sana ve her gördüğün insanada daha geniş düşünmeyi öğreniyorsun ve daha çok seviyorsun insanları sevgini daha çok paylaşma ihtiyacı duyuyorsun kalbindenistediğin kadar gülümseyip istersende güldürebiliyorsun geldiğin yerde geçtiğin yerleri anlatıyorsun yaşarken bazen ızdıraplı oluyor fakat anlatırken o kadar tatlı ki tekrar terar anlatıyorsun ve dinleyenlerde tekrar duymak istiyor zaten çoğunlukla çocuklar oluyor dinleyenlerin her birinin gözlerinde farklı bir ışık her birinin yüzlerinde ayrı bir yansıma bir ümit
Bazende bağrışarak koşarak geliyorlar aa turis diye neden sanki tüm turisleri alman zanneder bu çocuklar tabi o da bir yere kadar konuşup kaynaşınca seviyorlar anlatınca aa türkiyedede turislermi var diye şaşıranlar var ama çocuklar her halleriyle dopdolular
Orda Bir Köy Var Uzakta
Orda bir köy var uzakta
O köy bizim köyümüzdür
Gitmesekte görrmesekte
O köy bizim köyümüzdür



eskidendi çok eskiden okula giderdim herkes gibi ayağımda yarsı gitmiş yarısı kalmış bir naylon ayakkabı telaşla kalkardık her sabah yataktan sonra amman derdik amman geç kalmayim okula geç kalırsam okula öğretmenlerim tokat atardı sonra ağmalakta yasaktı kar dolu yollarda giderken okula üşürdü ayaklarım donardım zira ayakkabılarım yarımdı anca çorapları zengin çocuklar bile giyemezdi o kadar zengin kim vardı ki zaten köyde ne de çabuk büyümüşüm ne de çabuk abi olmuşum hep istediğim şeydi büyümek çok büyümek istiyordum hani öğretmenden bile daha büyük olunca ondan kaçmak zorunda kalmayacaktım köy kahvesinde büyüdüm bak ama büyümek hiçte zannettiğim kadar eğlenceli değilmiş hem köyü de unutup gidiyomuşuz ya yok yok henüz değil henüz unutmadım bir köy var orda çok uzakta ne güzelde öğretmişti ilkokulda öğretmenimiz gitmesekte görmesekte o köy bizim köyümüzdü bu yüzden belkide sırf bu yüzden gitmedik görmedik şimdi.....
Şimdi biziimmi hiç zannetmiyorum kalmadı ümidim artık o köy bizim değil uzak yabancı bir köy
Beyaz Papatya
CAN neredesin özledim seni
Gelmedinde meraklara saldın beni
Burada bekleyen biri var seni
Yoksa unuttunda gittinmi beni
Can sana bişi soracam hayat herkese bu kadar acımasızmı herkes hayattan bu kadar ıstırap çekermi yada söyle bana can dünyada olmak acı çekmeyimi gerektirir illede yada can söyle bana herkesin kendini bağladığı kendinden bir can saydığı bir CAN ı varmı
Can İnan bu hayatı güzeleştiren neşelendiğimde güldüren hüzünlendiğimde gözlerimden yaş döktüren özlediğimde gözlerimden akan hasreti gösteren yalnız sensin sorumluluğu öğreten belkide ve belkide ilk defa sevgiyi hissettiren yine sensin CAN
Bir can ki hissettiren Hayatı zamanın akışını gösteren ve o akışın içinde gezinebileceğimi gösteren gezerken hissettiren bir yulaf gibi rüzgarda etkilenmemenin yolunun onun yönünde sallanmak olduğunu söyleyen can
SEN CANSIN CAN....
HERKESE İYİ GÜNLER DİLİYORUM
KIYMETLİ ARKADAŞİM GÜSEL DOSTUMUN DOĞUM GÜNÜNE








KALDI